Son yıllarda dijitalleşme, tüm dünyayı sarhoş eden bir hızla ilerliyor. Ancak bu süreçte, bazı ülkeler ve şirketler bu dönüşümden kazançlı çıkarken, bazılarının zor durumda kaldığı gözlemleniyor. Özellikle Türkiye, dijital alanda büyük oyuncuların kazançlarının sürekli artmasıyla, kendi yerel pazarında ne yazık ki kayıplar yaşıyor. Google, Meta ve TikTok gibi devlerin, global pazarda ulaştığı büyüme rakamları dikkat çekerken, Türkiye’nin iç pazarındaki zorluklar ve kayıplar gündemden düşmüyor. Peki, bu durumun arka planında neler yatıyor? Türkiye neden bu dijital devlerle rekabette geri kalıyor?
Google, Meta ve TikTok, son yıllarda büyük ölçüde büyüme kaydetti. Özellikle pandemi döneminde dijital platformların artan kullanımı, bu şirketlerin gelirlerini katlayarak artırdı. Google, arama motoru pazarında hâlâ lider konumda yer alırken, dijital reklamcılık alanında da önemli paylar elde ediyor. Meta, Facebook ve Instagram ile sosyal medyanın en büyük oyuncusu konumundayken, TikTok kısa sürede genç neslin gözdesi haline gelerek reklam gelirlerinde derin bir dalga oluşturdu.
2023 yılı itibarıyla bu üç dev, yalnızca kendi iç pazarlarında değil, aynı zamanda Türkiye gibi gelişmekte olan pazarları da hedef alıyor. Türkiye, 2023'te TikTok'un en hızlı büyüdüğü ülkelerden biri oldu. Ancak bu büyümenin yanında, yerel şirketlerin uluslararası pazarlarda varlık gösterme konusunda yaşadığı zorluklar, dikkat çekici bir çelişki yaratıyor.
Türkiye'nin dijital pazarda yaşadığı sorunların başında, yeterli altyapının olmaması ve inovasyona verilen önemin azlığı geliyor. Uluslararası devler, milyonlarca doları bir araya getirerek, yeni teknolojilere yatırım yaparken, yerli girişimler maalesef aynışekilde desteklenmiyor. Türkiye’deki dijital girişimler, global rakipleriyle baş edebilmek için gerekli imkânlara ulaşmakta zorlanıyor. Yetersiz yatırım, mentorluk eksikliği ve piyasa dinamiklerine uyum sağlamak gibi sorunlar, Türkiye’nin dijital dünyadaki rekabet gücünü zayıflatıyor.
Türkiye'de internet kullanıcılarının sayısı artarken, bilgi eğitimi konusunda yaşanan sorunlar, dijital okuryazarlığın yeterli seviyeye ulaşamamasına neden oluyor. Ayrıca, dijital ürünler ve hizmetler konusunda var olan yüksek vergilendirmeler, yerel firmaların büyüme potansiyelini engelliyor. Erişimin kolay olması beklenirken, birçok yerel girişim zorluklar nedeniyle faaliyetlerini kısıtlamak zorunda kalıyor.
Sonuç olarak, Türkiye’nin dijital alanda kaybetmesinin sebepleri çok boyutlu. Hem global pazardaki rekabet hem de yerel sebepler, Türkiye'nin bu devlerin yanında geri kalmasına neden oluyor. Türkiye’nin dijitalleşme sürecinde yol almak için acil önlemler alması ve yerel girişimleri desteklemesi gerekiyor. Aksi takdirde, ülkedeki dijital pazar sadece global devlerin kazanç kapısı olmaya devam edecek.
Türkiye, dijital geleceğini inşa etmek için güçlü bir strateji oluşturarak, yerel girişimleri desteklemeli ve yeni iş modellerini hayata geçirecek olan ortamları sağlamalıdır. Böylelikle, Google, Meta ve TikTok gibi devlerle rekabet edebilir ve kendi dijital ekonomisini güçlendirebilir. Unutulmamalıdır ki; dijital dönüşüm, sadece teknoloji odaklı değil, aynı zamanda bir kültür ve bilinç meselesidir.